18 Eylül 2014 Perşembe

Sessiz Çığlık

SESSİZ ÇIĞLIK 

Deşiyor kalbimi hayal meyal siluetin
Sebebi bilinmezliğe yolcu sensizliğin girdabında.
Kararıyor odamın penceresi taş oluyor;
Duvar, güneş ve koltuğum.
Paslı bir çivi ile geçmişe çakılı hayalin,
Gözlerimde canlanıyor.
Askıya asılmış bir mazinin kapkara isli hatırası bu.
Denize düşen bir yağmur tanesi gibi kalbim,
Bu aralar etkisiz, buhar olmaya namzet.
Sessizlik alıyor geçtiğin yolları
Sonrası sensizlik ve kuru bir kalabalık.
Bin feryat ediyor ardın sıra akasyalar,
Bir figan kopuyor bir çift göze şahitlik eden sokaklardan.
Bir silsile bu ardından gelen,
Acısı ete kemiğe batan bıçak gibi keskin.
Bu aralar suskunum,
Zira çok düşer oldun gönlüme.
Düşer oldum gözlerden kalplerden ve zihinlerden,
Ve düş olup düştüm meçhul zamanın girdabına.
Sende ise hiçliği tadıp, iyilik eyledim yüreğine.
Zarar varlığım hem düşte hem hakikatte.
Zar olup atılan bir aşkın, 
Kumar metasıyız her gün başka bir aşkta...


BARIŞ YÜKSEL        

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder